Sosyal Medya ve Etik - Papillon Digital
Aramak için Enter tuşuna basın...
Blog / 01 May 2017
Sosyal Medya ve Etik

Sosyal medya kullanıcılarının sayısı arttıkça, elde edilen istatistik verileri de doğal olarak bireylerin davranışları konusunda aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Bu kötü bir şey değil. Demografik bilgilere ve davranışsal verilere ulaşmak oldukça kolay. Tüm bu çalışmalardan elde edilen veriler, kendi içinde daima istisnalar barındırıyor olsa da sosyal ağlar ve insanların bu ağlar üzerindeki davranışlarını evrensel açıdan incelemek hepimiz için faydalı olabilir.

ERC, Amerika’da hem kâr amacı gütmeyen kuruluşlar hem de özel işletmeler için, kendini yüksek etik standartları belirlemeye adamış bir organizasyon. Tüm araştırma süreçlerini bağımsızlık ilkesiyle yürütüyor.

ERC, 1994 yılında başlattığı NBES adlı bir araştırma anketiyle, çalışanlar ve iş koşulları ile ilgili sürekli olarak veri oluşturuyor. Bu çalışmalar hem ücretsiz yürütülüyor hem de herkese açık nitelikteler. ERC Başkanlığı’nı yürüten Dr. Patricia J. Harned, NBES araştırma anketinin, Amerika’da, çalışanların görüşlerine bu şekilde yer veren, benzerleri arasındaki tek örnek olduğunu savunuyor.

ERC’nin yayınlamış olduğu bir rapor, etik ve sosyal medya arasındaki ilişkiye ışık tutar nitelikte.

“Sosyal ağlar, yaşam kültürümüzde oldukça büyük bir yer edinmiş durumda. Biz de, teknolojinin çalışanların iş yaşamında etiğe bakış açılarını değiştirip değiştirmediğini merak ettik.” Dr. Harned bunları söylüyor ve ekliyor: “Ek olarak, çeşitli kurumların iş ortamında sosyal ağların kullanımıyla ilgili bazı kararlar aldıklarına şahit oluyoruz. Bu yüzden biz de mevcut ankete bu konuyla ilgili sorular eklemenin uygun olacağını düşündük.”

NBES Sonuçları

Araştırma anketinden çıkan en dikkat çekici sonuç şu şekilde; etik dışı davranışlarla ilgili en büyük toleransa sahip olan kişiler, sosyal medyayı en aktif kullananlar arasından çıkıyor. Dr. Harned bu sonuçları şu şekilde yorumluyor: “Görünen o ki, sosyal medya kullanıcıları daha çok “gri alanda” kalan, yani tartışmaya açık konularda görüş bildirmeye yatkınlar. İşletme politikaları her detay için bir prosedür oluşturmuş değiller bu da bizlere daha ileri araştırmalar için alan açıyor.”

 Etik Uyumluluğu ve Sosyal Medya Başarısını Birlikte Yürütmek

Sosyal medya ve etiği birlikte yürütmenin genel olarak iki yolu var. Biri, prosedürler oluşturmak, diğeri ise prosedür oluşturmadan sosyal medyayı hayatın bir parçası olarak görmek ve nasıl ki günlük hayatımızda uyum gösterdiğimiz belirli etik kurallar varsa, aynı davranışı sosyal medya için de göstermek. Aslında, hangi yolu seçerseniz seçin, yapılması gerekenler birkaç başlık altında birleşiyor: Beklentileri tanımlamak, bilgilendirici eğitimler organize etmek ve kişilere değer göstermek. Bu, bir çalışan da olabilir bir müşteri de.

Daha somut bir örnek vermek gerekirse Missouri Baptist Medical Center, İnsan Kaynakları Direktörü Dwane Lay konuyla ilgili birkaç pratik tavsiye sunuyor:

“İlk olarak, konuyla ilgili hazırlanmış bir prosedür varsa okunmalı. Evet, sıkıcı olabilir ama olması gereken bu. İkinci olaraksa, çalışanlar şunu daima akıllarında tutmalılar. Eğer bir kuruma bağlı olarak hizmet veriyorsanız, daima görünür olduğunuzu, o kurumu temsil ettiğinizi bilmelisiniz. Davranışlarınızda buna özen gösterin. Sosyal medyada sergilediğiniz herhangi bir davranış, temsil ettiğiniz markanın davranışı olarak algılanıyor.”

Sonuç:

Görünen o ki, sosyal medya ve etiği bir araya getiren; somut, net, tanımlanmış belgelerimiz yok. Bunun da ötesinde, sosyal medya sadece kurumlar için değil, kendi dünyasında da çok hızlı bir şekilde değişiyor. Günümüzde kurumların önceliği, etik kaygıdan çok bunu bir fırsata dönüştürmekmiş gibi görünüyor.



Papillon Digital © 2017