Reklamları Daha Çekici Kılmak İçin Yöntemler - Papillon Digital
Aramak için Enter tuşuna basın...
Plog / 22 Haz 2017
Reklamları Daha Çekici Kılmak İçin Yöntemler

Dijital reklamcılıkta “güvenilir olmak” her zamankinden daha hızlı gelişen bir ilke halini aldı. Yine de, ikna edici reklamların yarattığı algıyı geliştirmek adına yapabileceğimiz çok şey var. Bu yazımızda sizlerle reklamın, hedef kitlesiyle daha pozitif bir ilişkiyi nasıl kurabileceği üzerine birkaç teknik, yöntem paylaşıyoruz!

Hem sosyal platformlarda hem de birçok medya kanalında sponsorlukla öne çıkardığımız reklamlar, günden güne ikna edici niteliklerini geliştiriyorlar. Hatta, reklam, doğru ilkelerle hazırlanmışsa, kullanıcılarda bir “reklam” algısı yaratmıyor bile! Son 3 yıldır, reklamcılıkta, güvenilirliği geliştirme çabaları devam ediyor olsa da, rakamlara göre dijital reklamlara duyulan güvensizlik oranı halen %39 seviyelerinde! (Kaynak: YouGov)

Markanız, satın alma hunisinin her basamağında; sosyal medya reklamları ve diğer sponsorluklarla öne çıkardığınız içerikler sayesinde başarı gösterir. Tüm bu platformlar müşteriyle ilişki ve bağ kurmak adına harika birer araç olsalar da, takipçilerde negatif bir etki yaratma riski daima vardır.

Bu riski en aza indirmek ve daha ikna edici, değer yaratan, içerik temelli reklamlar yaratabilmeniz için ihtiyacınız olan teknikleri aşağıda paylaşıyoruz!

 

Markanızla Reklam İçeriğiniz Daima Tutarlı Olmalı

Ne yazık ki birçok marka sosyal medya ve diğer medya reklamlarında, kullanıcıları daha çok tıklanma kazanmak uğruna, yanlış bilgilendirebiliyor. Yani, marka vaadinin dışına çıkma hatasına düşüyor. Siz, kendi markanızın bu hataya düşmesine izin vermeyin! Müşteriye sunduğunuz vaadin tutarlı olmasına dikkat edin, reklamlarla öne çıkardığınız içeriklerin ürün ve servislerinizle ilgili doğru bilgiler verdiğinden emin olun!

Bu yöntem belki de en değerli olanı! Reklamlarda kullandığınız başlıklar, üzerine tıklandığında, kullanıcıya vaat edilen bir deneyimi yaşatmalı. Böyle olmadığında, tıklanma oranlarınız yüksek olsa bile, kaliteleri düşük olabilir. Yani, satışa dönüşme oranı düşebilir ve kullanıcıda memnuniyetsizlik yaratabilir!

Bu yöntemde başarılı olmak için yapmanız gereken şey çok basit! Herhangi bir üçüncü partiden, bağımsız bir izleyiciden, reklamınız hakkında geri dönüş isteyin! Bu kadarı bile, reklamın başarı oranına katkı sunacaktır.

 

Reklamın Görüntülenmesini İstediğiniz Listeleri Aktif Olarak Kullanın

Birçok sosyal medya ve doğal reklam platformu günümüzde, reklamın görüntülenmesini istediğiniz ve istemediğiniz liste seçenekleri sunuyor. Yani “Blacklist” ve “Whitelist” ayrımından ve bu konuda proaktif bir yaklaşım sergilemekten bahsediyoruz.

“Blacklist” kategorisinde; reklamın görünmesini istemediğiniz; politik, yetişkin, teknolojiyle ilgili gibi listeler belirleyebilirsiniz. Bahsettiğimiz bu yöntem özellikle Facebook ve Instagram reklamları için oldukça uygulanabilir nitelikte.

Benzer şekilde “Whitelist” listeler belirlemek de mümkün. Örneğin; giyilebilir teknoloji üzerine bir ürün tanıtıyorsanız ve teknolojiyle yakından ilgili kişilerin ürününüzü tanımak isteyeceğini düşünüyorsanız, reklamınızın görüneceği teknoloji odaklı siteler hedefleyebilirsiniz.

 

Yaratıcılığı Daima Canlı Tutun

Hedef kitleye ulaşmanın daha etkin yolları daima vardır. Reklama ayırdığınız bütçenin boşa gitmemesi için adapte olduğunuz bir “Test et & Öğren” stratejiniz olsun. Facebook’ta, kullanıcıların reklama duyduğu ilgiyi değerlendiren bir skor özelliği bulunuyor. Bu tür skorları ve tıklanma oranlarını gösteren analiz araçlarını güncel olarak takip edin. Herhangi bir ani düşüş yaşandığında, reklam içeriğinde ve başlıklarda yenilemelere gidebilirsiniz. Birçok uzman reklam platformu günümüzde profesyonel raporlar sunuyor. Elbette bunun da bir bütçesi var; ama ne tür reklamların size daha çok kazandırdığını tespit etmek için bu tür raporlara daima ihtiyacınız var.

 

Ölçümlemelerde Kullanıcı Tepkilerini Doğru Değerlendirin

Reklamlarınızın, takipçileriniz tarafından beğenilip beğenilmediğini ölçerken, sadece tıklanma oranı gibi tek bir ölçüm kriterine takılmamalısınız. Bunun yerine, son kullanıcı değerlendirmesi yapan ölçüm araçları da kullanın. Bu tür araçlar, reklamınıza ilgi gösteren kullanıcıların kalitesiyle ilgili size veri sağlar.

Sosyal medya reklamınızın veya farklı medya kanallarında öne çıkardığınız reklam içeriğinin bulunduğu platforma göre, ölçüm araçları da değişkenlik gösterebilir. Editörel nitelikteki içeriklerinizi (örneğin; makaleler), kullanıcının sayfada kalma süresi ve tekrar kaç kez tıkladığı üzerinden değerlendirebilirsiniz. Daha çok direkt etkileşim beklediğiniz reklamlarda ise; bülten aboneliği rakamları, form doldurma oranı veya satış oranı gibi kriterleri öncelikli ölçüm araçları olarak kullanabilirsiniz.



Papillon Digital © 2017